1933
* A.N. Kolmogorov, olasılıklar hesabının
aksiyomatik kuramının temellerini attı. Bu,
günümüzde de kullanılan olasılık kuramının
başlangıcıdır.
1932
* James Chadwick atomun içinde elektrik
yükü olmayan bir parçacık olduğunu keşfetti. Bu
parçacığa nötron adını verdi.
* ABD'li bir fizikçi olan Edwin Herbert Land, fotoğafların banyo ve baskı işlerinin tek aşamada yapılmasını sağlayan bir yöntem geliştirdi. Işığın kutuplanmasıyla ilgilenen Land, mikroskopaltı boyutlardaki iyodokinin sülfat kristallerini belirli bir doğrultuda yönelmiş halde dizmeyi ve bu dizileri ince plastik bir katman üzerine aktarmayı başardı. Bu çalışmaları sonucunda geliştirdiği ve Polaroid 3 kâğıdı olarak adlandırdığı kutuplayıcı kısa sürede yaygın kullanım alanı buldu.
* ABD'li bir fizikçi olan Edwin Herbert Land, fotoğafların banyo ve baskı işlerinin tek aşamada yapılmasını sağlayan bir yöntem geliştirdi. Işığın kutuplanmasıyla ilgilenen Land, mikroskopaltı boyutlardaki iyodokinin sülfat kristallerini belirli bir doğrultuda yönelmiş halde dizmeyi ve bu dizileri ince plastik bir katman üzerine aktarmayı başardı. Bu çalışmaları sonucunda geliştirdiği ve Polaroid 3 kâğıdı olarak adlandırdığı kutuplayıcı kısa sürede yaygın kullanım alanı buldu.
1931

* Alman bilim adamı Ernst Ruska ilk elektronik merceği geliştirdi. Bu mercek elektronları ışık gibi odaklayan bir elektromıknatıstan oluşuyordu. Ruska, seri halde birkaç elektron merceği kullanarak ilk elektron mikroskopunu 1933 yılında yaptı.
* Karl Jansky, Güneş Sistemi'nin dışından gelen radyo dalgaları keşfetti. 1928 yılında New Jersey'de bulunan Bell Laboratuvarlarında çalışmaya başlayan Jansky , burada telefon haberleşmesini etkileyen çeşitli parazitlerin kaynağını araştırmakla görevlendirildi. Yönlendirilebilir doğrusal bir anten kurarak biri dışındaki tüm girişim kaynaklarını belirledi. Aylar süren çalışmalardan sonra 1931'de , bir türlü saptanamayan bu girişim kaynağının yıldızlar olduğunu buldu. Birkaç ay sonra da bu kaynağın Yay takım yıldızı doğrultusunda olduğunu keşfetti.
1930

* Plüton gezegeni keşfedildi. Astronom Clyde Tombaugh, Lowell gözlemevinde çalıştığı sıralarda çektiği bir dizi fotoğrafta küçük gezegenlerden daha yavaş hareket eden bir gökcismi saptadı. Bu gök cismi uzun süredir orada olduğundan kuşku duyulan Plüton gezegeniydi..
1929
1928
1927

* George Paget Thomson, bir elektron demetinin kristal yapılı bir maddeden geçerken kırınıma uğradığını belirledi. Böylece Louis de Broglie'nin, bir parçacığın, Planck sabitinin parçacık momentumuna bölünmesiyle elde edilen dalgaboyunda bir dalga davranışı göstereceği yolundaki öngörüsünü doğruladı.
* Sesli sinema filmi yapıldı. 1895 yılında Lumiere kardeşlerin ilk filmi göstermelerinden beri sessiz sinema gündemdeydi. 1927'den sonraysa sessiz filmler yerlerini yavaş yavaş sesli filmlere bıraktılar.
1926

*

1925

1924
1923
* İsviçreli psikolog Jean
Piaget, çocukların derslerde yaptığı
yanlışların gelişigüzel olmadığını,
belli yaş gruplarında özgün
yanlışların yapıldığını ortaya koydu.
Böylece çocuğun yetişkinliğine
değin bir dizi zihinsel gelişim
evresinden geçtiği sonucuna ulaştı.
* Arthur
Compton, X ışınlarının
elektronlarla
çarpışması durumunda
dalgaboylarının
değiştiğini belirleyerek
bunun nedenini açıkladı. Bu
buluş, elektromanyetik dalgaların hem
dalga hem de parçacık niteliği taşıyan
ikili yapısına ilişkin görüşü
doğrulamıştır.

1922
* Tutankamon'un mezarı
bulundu. Mumyanın bulunduğu odaya
ilk kez İngiliz kazıbilimci (arkeolog)
Howard Carter girdi. Mısır'da 19.
sülale döneminde "Amarna kralları"
olarak bilinen Ahenaton, Smenhkare,
Tutankamon ve A y 'ın adları firavunlar
listesinden silindiği için mezarın yeri
unutulmuştu. Bu sayede özgün haliyle,
bozulmadan bulunan mezar, birçok
arkeolojik bulgu sağladı.
1921
* Kanadalı bilim adamları
Frederick G . Banting ve Charles H.
Best, pankreas özütünden insülin elde
ettiler. Bu buluş, şeker hastalığı
tedavisinde çığır açtı.

* Hermann Rorschach, kendi adıyla anılan ve yansıtma tekniğine dayanan psikolojik testler uygulamaya başladı.
* Robot sözcüğü ilk kez kullanıldı. Çek oyun yazarı Karel Capek, Rossum's Universal Robots (Rossum'un Evrensel Robotları) adını verdiği oyununda verilen emirleri düşünmeden yerine getiren makineleşmiş insanlardan söz ediyordu. Robot sözcüğü Çek dilinde angarya iş anlamına geliyordu.

* Hermann Rorschach, kendi adıyla anılan ve yansıtma tekniğine dayanan psikolojik testler uygulamaya başladı.
* Robot sözcüğü ilk kez kullanıldı. Çek oyun yazarı Karel Capek, Rossum's Universal Robots (Rossum'un Evrensel Robotları) adını verdiği oyununda verilen emirleri düşünmeden yerine getiren makineleşmiş insanlardan söz ediyordu. Robot sözcüğü Çek dilinde angarya iş anlamına geliyordu.
1920
* Soğutucular gündelik
yaşamda. Üretilmeye başlayan
elektrikli buzdolapları yiyeceklerin
saklanmasında yeni bir çığır açtı.
* ABD 'de düzenli radyo yayınları başladı. Aynı yıl İngiltere'de de radyo yayınları başlamıştı.
* ABD 'de düzenli radyo yayınları başladı. Aynı yıl İngiltere'de de radyo yayınları başlamıştı.
1918
* Tarımda benzin motorlu
traktörler kullanılmaya başladı. Üretimin
artmasıyla birlikte çiftçiler yalnız kendi
gereksinimlerini karşılamak için değil,
piyasaya mal satmak için de çalışmaya
başladılar.
1917
* Sonar kullanılmaya başladı.
Ses dalgaları yoluyla cisimlerin yerini
saptayan bu aracın temel ilkeleri
Fransız fizikçi Paul Langevin tarafından
ortaya atılmıştı. Gemilerde ve
denizaltılarda genel kullanım alanı
bulan sonar, deniz yolculuklarını daha
güvenli kıldı.
1916

* Karadeliklerin varlığına dair ilk varsayım ortaya atıldı. Alman gökbilimci Karl Schwarzschield , yeterli kütleye sahip cisimlerden kaçış hızının ışık hızına yaklaşabileceğini, bu nedenle doğrudan gözlemlenemeyeceklerini kanıtlamak amacıyla , genel denklemlerden yararlanarak karadelik kuramının temellerini attı. Çekimlerinden ışık dahil hiçbir şeyin kaçamayacağı bu cisimlere karadelik adının verilmesi yaklaşık 50 yıl sonra olacaktı.
1913

1912
1911

* Süperiletkenler keşfedildi. Hollandalı fizikçi Heike Kamerlingh Onnes, belirli şartlarda cıvanın süperiletken olduğunu buldu. Sonradan iki düzineden fazla elementin ve binlerce metal alaşımının da süperiletken olabileceği bulundu.
* Ernest Rutherford, atom modelini geliştirdi. Alfa parçacıklarının ince metal levhalardan geçişini inceleyen Rutherfort, alfa parçacığı artı yüklü olduğundan levhadan geçişi sırasında metal atomlarındaki artı yüklerin itici etkisiyle sapmaya uğrayacağını ama parçacığın kütlesi çok büyük olduğu için sapmanın küçük olacağını düşünüyordu. Yapılan deneylerde alfa parçacıklarının gerçekten de genel olarak küçük sapmalar gösterdiği fakat büyük açılarda sapan parçaların da bulunduğu, hatta bazen bir parçacığın yönünü değiştirip geri döndüğü gözlendi. Bu durum o günlerde geçerli olan atom modeline uymuyordu. Böylesine büyük kütleli alfa parçacığını bu denli saptırabilmesi için atomdaki bütün artı yüklerin ve kütlenin çok küçük bir hacimde yoğunlaşmış olması gerekiyordu.. Rutherford, bu fikirden yola çıkarak geliştirdiği atom modelinde atomun, çok küçük hacimli, yoğun ve artı yüklü bir çekirdek ile bunun çevresinde dönen küçük kütleli ve eksi yüklerden oluştuğunu ortaya koydu.

* Polonyalı kimyager Casimir Funk, parlatılmamış pirinçte bulunan ve beriberiyi önleyen maddenin bir tür amin olduğunu belirleyerek buna vitamin adının verilmesini önerdi. Bütün vitaminlerin yapısının birbirine benzediği düşünüldüğünden bu terim kısaca bütün yardımcı maddeler için kullanıldı.
1909

1908
* Jean Perrin sıvı içinde
asılı halde bulunan çok küçük
parçacıkların Brown
hareketlerini inceleyerek
maddenin atomlardan
oluştuğunu kanıtladı.
* Hans Geiger ilk radyasyon dedektörünü, bugün kullandığımız adıyla Geiger sayacını, yaptı. Manchester Üniversitesi'nde Ernest Rutherford'un yardımcılığını yapan Geiger, yaptığı deneylerle Rutherford'un çekirdeğin atomun merkezinde çok küçük bir yer kapladığını anlamasına yardımcı olmuştu.
* Ford firması "T"
modeli denen otomobili
piyasaya sürdü. Bu model, bir
at almaya parası yeten
herkesin alabileceği
ucuzluktaydı. Böylece
otomobiller yalnızca
zenginlerin oyuncağı olmaktan
çıkıp günlük yaşamda
kullanılmaya başladılar. Kısa
bir süre sonra ilk üretim
bandını da devreye sokarak
seri üretime geçen ilk firma
yine Ford olacaktı.
* Hans Geiger ilk radyasyon dedektörünü, bugün kullandığımız adıyla Geiger sayacını, yaptı. Manchester Üniversitesi'nde Ernest Rutherford'un yardımcılığını yapan Geiger, yaptığı deneylerle Rutherford'un çekirdeğin atomun merkezinde çok küçük bir yer kapladığını anlamasına yardımcı olmuştu.

1907
* Bertrand Boltwood
radyometrik tarihleme
yöntemini buldu. 1905 yılında
uranyumla başlayan radyoaktif
bozunumların son ürününün
kurşun olduğunu gösteren
bilim adamı, 1907'de
içlerindeki kurşun-uranyum
oranına bakarak bazı kayaçların
yaşını ölçme yöntemini
geliştirdi. Bu yöntem sayesinde
Dünya'nın yaşının tahmin
edilmesinde önemli adımlar
atıldı. Bu yöntem ayrıca
arkeolojide de kullanıldı.
1906
* Lee de Forest,
elektronları salan elektrot (katot)
ile toplayan elektrot (anot)
arasına ızgara adı verilen kafes
biçimli bir üçüncü elektrot
yerleştirerek üç elektrotlu ilk
elektronik lambayı (triyot)
gerçekleştirdi. Izgaraya
uygulanan gerilimin
değiştirilmesiyle katot ile anot
arasındaki elektron akımının
azalıp çoğalması sağlanıyordu.
Böylece de triyot lamba
yükselteç olarak
kullanılabiliyordu. Telsiz
iletişimi ve radyonun
gelişmesinde triyot lambanın
büyük katkısı olmuştur.
1905
* IQ testi ilk kez
uygulandı. Alman psikolog
Wilhelm Stern'in ortaya
kokoyduğu IQ (Intelligence
Quotient) kavramı Lewis
Terman tarafından Stanfort-Biret
testinde kullanılmak üzere
uyarlandı. Zekâ yaşının
kronolojik yaşa bölümünün
100 'le çarpılmasıyla sonuç eldeedilir . Ortalama IQ sayısı 100
olarak kabul edilmiştir. 130'un
üzerindeki değerler üstün
zekâlı, 70'in altındakilerse geri
zekâlı olarak nitelendirilir.
* Albert
Einstein, özel görelilik
kuramına ilişkin
"Hareketli
Cisimlerin
Elektrodinamiği"
adlı makaleyi
yayımladı. Bu
makale fizikte
devrim niteliği
taşır.

1904

* Ernest Rutherford, Radyoaktiflik adını verdiği kitabını yayımladı. İngiliz fizikçi kitabında, bu konudaki çalışmalarının sonuçlarını anlatıyor ve radyoaktif etkinliğin dış koşullardan etkilenmediğini, radyoaktif süreçlerde kimyasal tepkimelere oranla daha fazla miktarda ısı açığa çıktığını ortaya koyuyordu. Ayrıca bu yapıtında radyoaktif dönüşüm sonucunda kimyasal nitelikleri farklı yeni ürünlerin ortaya çıktığını ileri sürüyordu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)